Archive for Ocak, 2007

Bu hikâye küçük Selma’nın hikâyesi… Selma, Filistinli bir aileden dördüncü çocuk olarak dünyaya gelmiş bir kız. Yedi sekiz yaşlarında gösteriyor. Ama Filistinli olmanın getirdiği acılardan olacak ki, söyledikleri hayli büyük gösteriyor kendini. O, yaşıtları gibi arkadaşlarıyla oynayamıyor, ailesiyle beraber sahile pikniğe gidemiyor, evinde bir tas sıcak çorba içemiyor.
 
Peki neden mi?
Arkadaşlarıyla oyun oynayamıyor; çünkü, oyun alanlarında [...]


Bir bayram sabahı.
Boğaza karşı oturuyorum. Yanımda sevdiğim, masamda ise dostlarım var. Birkaç tanesi de akrabam sanırım.
Koyu bir sohbet başlamış. Eski günler konuşuluyor. Bir iki de espri patlıyor, işte şimdi tam oluyor. Kahkahalar, gülümsemeler, heyecandan çay döküşler, bir bez bulmaya çalışanlar, olmadı olmadı deyip lavaboya doğru yol alanlar ve onlarla beraber giden bir iki kişi.
Sessizlik.
Masamda birkaç [...]


Kapı açılıyor ve içeriye Bülent Ersoy giriyor. Evet evet yanlış değil. Bülent Ersoy giriyor. Salonda bulunan birkaç hıyar kalkıp yer veriyor “bayan”a. Aman Allah’ım! Yanlış görüyor olmalıyım. Yer verenler cidden hıyarmış. Yemyeşil, Mevlânâ yeşili bildiğiniz hıyar. Gözlerimi ovuşturup tekrar bakıyorum. Hayır, yanlış görmemişim. İki tane hıyar karşımda duruyor. Neden burada olduğumu hatırlamaya çalışıyorum. Hatırlamama engel [...]


 
Tarih, insanın kendini bilmesi içindir.
R.G. Collingwood
Ah sultanım, bilemedik kıymetini…
Bilemedik bize bıraktığın o kıymetli hazinelerin değerlerini. Bilemedik sendeki o mükemmeliyeti. Aksine nankörlük ettik. Hep kötü andık seni. Geçmişimize hakaretler savurduk. Anlamadık. Aslında kendimize zulmettik.
Ah sultanım ah! Şimdi görsen şu hâlimizi, bize bırakmaz, hiç gözünü kırpmadan yok ederdin hazineni. Kimseye bırakmazdın, hem de hiç kimseye.
Geçmişe yöneldiğimizde senin [...]


Alparslan Diyojen’e sorar:
«Hiç tarih okur musun?»
Diyojen şaşkınlık içinde cevap verir:
«Hayır okumam, neden?»
Alparslan cevap verir:
«Çünkü tarih okumayan ve tarihini bilmeyen bir milletin sonu, senin sonun gibi olur.»
Alparslan ile Diyojen arasında geçen bu küçük konuşmayı hepimiz biliyoruzdur. Gerek ilköğretim gerekse lise yıllarında anlatılan bu konuşma, eğitim sistemimizdeki ezbercilikten olacak ki, alması gereken önemi pek alamamış. Halbuki bu [...]