Archive for Mayıs, 2007
Zann ve Gerçek
ZANN
Büyüyordum.
Seni sevdikçe,
Her gözüme değişinde,
Her gözüme değişindeki mutluluğu hissetmemle,
Her mutlulukta seni görebilmemle,
Her gördüğümde dünyaya yeniden gelmemle,
Bir gamzelik rüzgar esintisiyle,
Denizin mavisiyle,
Kuşların cıvıltısıyla,
Güllerin kokusuyla,
Gözlerimin yaşıyla,
Aşkın sarhoşluğuyla,
Seni seviyordum.
Evet, evet.
Galiba büyüyordum.
GERÇEK
Zannetmişim.
Sevdamın büyüklüğünü bir an sende görmüşüm.
Bir an içim içime sığmamış.
bir an için dünyalar benim olmuş.
Canıma can, ruhuma eş gelmiş.
Bir an için.
Sonra sen gelmişsin.
Yangına bir körük de sen fırlatıp,
arkana bakmadan gitmişsin.
Geride [...]
Filed under: Deneme | Leave a Comment
Boşluğa On Kala!
Gece. Saat sıfır bir elli. Karanlık.
Süzülen sadece incecik bir ay ışığı.
Ayağa kalktığım gibi önümde birkaç silüet beliriyor.
Sarıyorlar etrafımı.
Ellerinde keskin bıçaklar.
Bilenen dişlerin parlaklığı.
Sürekli alevlenen gözlerindeki ateşler.
Kısa bir sessizlik.
Ardından hunharca saplayışlar.
Kısa bir sessizlik daha.
Ben şaşkın, onlar şaşkın.
Bana değil, sevdama sapladıklarını farkettiklerinde,
ben de ortadan kaybolduklarını farkediyorum.
Geriye kalan;
kanlı bir bıçak,
bir de içi boşalmış ben.
Filed under: Deneme | 2 Comments
İslâmlaşma Sürecinde BUHÂRÂ
I
Mâverâünnehir bölgesinin İslâmlaşması hem Türk tarihi açısından hem de İslâm Tarihi açısından yepyeni bir çağın başlangıcı olarak sayılabilir. Türkler, bu yeni dini benimsedikten sonra, dünya hakimiyeti için büyük bir güç elde etmiş, kıtalararası devletler kurmasını sağlamıştır.
Mâverâünnehir bölgesi çok geniş bir alanı kapsamakta ve detaylı bir çalışmayı gerektirmektedir. Bunun için hem Mâverâünnehir’in merkezi olmasından hem de [...]
Filed under: Makale | Leave a Comment
Ateşten Gömlek
Giydiğim gömlekten ateş miydi,
Yoksa ateşten bir gömlek mi?
Bana her bakışın,
o her bakışındaki yakıcılığın!
İntihar teşebbüsüne bir sebeb mi?
Seni sevmek,
ah sana aşık olmak!
Uçurumun dibinde canını mı vermek,
Yoksa bir dilber kalesinin altında mı ezilmek?
Filed under: Şiir | Leave a Comment
Bir Yeldi Bu Sevda
Bir yeldi bu sevda,
Büyük bir kasırganın ardından gelen.
Belki koparılan bir goncaya inat yenisini dikilmesi,
Belki de, tertemizliğin reddiyeler çemberine girmesiydi.
Bir yeldi bu sevda.
Geldi.
Geçti.
Filed under: Şiir | Leave a Comment
Sanrı
Çalmıyor telefon.
İnadına susuyor susmayan sevdaya karşı.
Ve bir kerecik olsun onun için aldırtmıyor kendini.
Ben de susuyorum.
İçimdeki paslanmışlığa son defa fısıldıyorum:
-Bir sanrı mıydı bu, bir sanrı mıydı hayat?
Ve çat.
Bir tarafa ab-ı aşk akan yüreğim, diğer tarafa putlaşmış sevdam düşüyor.
Bölünüyorum.
Filed under: Deneme | Leave a Comment
Ben Sana Mecnunum
Ben sana mecnunum
Bir nebzelik tebessümüne vurgun
Mahzunluğunda mahzun
Şule-i aşkında memnun
Ve bir şimşek daha çaktı yüreğime
Yaktı yine, kor düştü günlerime, gecelerime
Sen umut katrelerini yok ettikçe
Bir adım daha yaklaştım ölüme
Azrail’in soğukluğunu
Ölümün sıcaklığını hissettiğimde
Sana söylemek istediğim tek bir cümle:
-Ben sana mecnundum, bilemedin.-
Filed under: Şiir | Leave a Comment
Serap 2
Mecnunu ben burda gördüm.
Kırmıştı şişeleri.
Vurmuştu dibine gecenin.
Mil’li gözlerinden süzülmeliydi,
Çöle hibe edilmiş Leyla.
Bırakmamalıydı elinden,
Sevda çeken kalbini…
Bulmalıydı Leyla’sını.
Kırmalıydı iki lafın belini,
Seni seviyorum demeliydi.
Yârin gözlerinde,
Görmeliydi Mevla’sını,
Tutmalıydı Zümrüdü Anka’nın ellerini.
Buluşmalıydı kalesinde dilberin,
Yetişemediği belaların Hızır’ıyla.
İtişmeliydi bir buselik rüzgârla.
Tutmalıydı ellerin.
Yardan düşmemeliydi.
Gözlerin yakmamalıydı.
Vurmalıydı çöllere kendini.
Çiğnemeliydi bendini,
Bir güzelin kalbinden ulaşmalıydı,
Leyla’nın Leyla’sını bulmalıydı.
Ve son, bitirmeliydi şiiri,
Lal olan dillerin şairi.
Halil Altay
Filed under: İktibas | Leave a Comment
Nisan
Bu ayın hâline inat, düştü gönlümden bir yaprak daha
Belki de sonuncusuydu bu
Sayamadığım dökülen umutlarımın
Hergün akıttığım yaşların sonuncusuydu belki de
Bir damla daha kalmayan gözyaşlarımın.
Verdiğim kalbime karşılık verdiğin cevaptandı gökyüzünün kızıllaşması
Kan ağlıyordu gecelerim
Gün doğmadan doğan düşüncelerim
Teslim etti beni sana
Gözlerine hapsoldu gözlerim
Ve ellerim mahkum oldu seni yazmaya,
seni anlatmaya
Soğuk bakışlar altında son [...]
Filed under: Şiir | Leave a Comment