Mavra Mira!

03Apr09

Ben düşündüm ve dünya varoldu… Ahan da ben varım, ahan da tanrı var. Ahan da ben yokum ahan da tanrı yok. Kabul ediyorum. Ben bir ateistim. Manyağın tekiyim yani. Aynı zamanda materyalist, egoist, faşist, rasyonalist, nasyonalist, brahmanist, maniheist ve narsistim. Dünyanın tarihi benimle başlar. Ahan da ben varım, ahan da dünya da var. Ahan da ben yokum ahan da dünya da yok. Ben olmasam dünyanın olduğunu bana nasıl kanıtlayacaksınız zaten. Bu bir dedüksiyon mu, hayır. Saçma sapan bi mavra işte. Gaza gelmiş bir ali ata bak usulü bilmece, saymaca, dil üstünde sektirmece.

Sana ne? Bir margarin. Buraya yakışmadı be! Olsun, ne de olsa amaç post-modernite. İtalyan işi içli köfte, çizmeli kedi, arap fare, gezgingen bir künefe.

Çocukların mizah anlayışı. Boş, saçmasapan ve çocukça. Hem pişo ney ki Pinokyo bişey olsun. Pi imiş, no imiş, kyo imiş. Kim der ki bunlar birleşince Pinokyo oluyormuş. Hangi aynaya bakıp kendini benim gibi göremeyince bunalıma giren yaratık, benim üzerime saldırır ki? Hayır, zaten yazar benden hayal kurgulamamı bekliyor. Bunnessaçmalık! Sanki güneşin oğluyum ben. Yok…

Benim annemin kekleri pek güzel olmazdı, babamı da hiç hatırlamadım zaten. Benim babam hiç olmadı, biliyor musunuz. Eteğim bile olmadı, mavilikler bile çekiştirmedi. Beni hep kaynanam çekiştirdi. Bir de uzun ihsanlar. Aman, insanlar. Ben onların dediği gibi değilim, hiç olmadım, dediklerini düşünmedim, düşündüğümü bulamadım, lafımı esirgemedim, kükredim, aştım bendimi, yine de sözümü geçiremedim. Bu ne şimdi, laf mı!?

Ha söyleyeyim, ben Dekartım. Yani en esaslı esas oğlan. Ve hiç zannetiğiniz kadar da ahmak değilim. Ahmak olan sizlersiniz. Ben düşündüm, tanrı var dedim. Siz baktınız modernite. Ha, tamam ben yoksam tanrı yok, o ayrı mesele. Ama bunlara takılmak ne kazandırır ki bize, yaptığımız iki üç eğlencelik teolojik hengame.

Yeri gelmişken söyleyim; tanrılık bana yaramadı. Bu taraf pek bi sıcak. Arada bir beni görmeye gelenler olunca kapı açılıyo Allah’tan ki, esiyo. Bu yazıyı okuyan herhangi bir modern dangalak varsa beni tanrı bile kabul eden, zahmet olmazsa buraya biraz soğuk şeyler getirsin. İnanın durulacak gibi değil, ölüp ölüp diriliyoruz burada Posbıyıkla ben. Gerisinden bahsetmiyorum bile. Onlar hepten ahmak, hiçbir şeyi düşünememişler vakti zamanında. İnsan sözde de olsa bi tanrı manrı der de buraları düşünür. Kepazelik!

Bak, bu sıcağın en güzel yerlerini biz aldık. Derilerimiz de değişiyo yandıkça. Oh oh, yan gel yat yani. Ha yatmak yok, arada bir taş taşıyoz. Posbıyık hep bana yaptırıyo tabi işleri, dünyanın içine ettin burayı da sana yar etmem diye. Ha, ha! Komik çocuk. Tanrı öldü esprisi de çok komik ha, az buz değil. Aklıma geldikçe ölüp duruyorum. Sonra baştan bida. Öyle garip bişey. Ha Darwinle Freud da burada. Ama meşguller. İkisi hep beraber dolaşıyolar. Dünyada birbirlerini bulamamışlar, buraya gelince saman altından bişey yürütüyolar. Geçen Darwini maymun gibi çırılçıplak gördüm, Freud da… Yani…

Neyse, ben düşündüm ve Pino bunları yazdı. Hani tanrısı oldum ya modern dünyanın. Batmışız bi çukura, bari keyfini çıkaralım. Haydin o zaman, mavra mira!



No Responses Yet to “Mavra Mira!”  

  1. No Comments Yet

Leave a Reply