Archive for the 'Deneme' Category

Dinle neyden çün hikâyet itmede
Ayrılıklardan şikâyet itmede

Gelip geçen bir dünya. İnsanlara uzunca bit ders gibi gelen bir tarih. Bu tarihin içinde bir yol, yüzyılların oluşturduğu bir gelenek. Ve bu geleneğin bir dalı: Özbekler Tekkesi. Tekke, dünyaya bir bakış penceresi, bir hayat biçimi, bir edeb okulu. Ve bu okulun içinde yetişen bir takım yolcular. Yolda [...]


‘Burası dünya, ve biz artık çok sıkıldık.’
Eskisi gibi değil burası. Anlatılanlar gibi değil. Masallarda anlatılan gökyüzü yok. Yeşillikle donanmış bahçeler yok. Herkesin birbirini tanıdığı bir mekan yok. Ruh yok. Aşk yok. Dua yok. İslam yok. Bir tek şehir var. Dopdolu, ama bomboş bir şehir.
Ben yokum burada. Biz yokuz. Çünkü İslam yok. Geçmiş artık bize masal. [...]


Son

23Nov07

Cansızlığıma atılan feryâdlarla açıyorum gözlerimi karanlığa. Ayaklarımdan soğuk boşalıyor. Ne annemin ellerinin sıcaklığı ısıtabiliyor, ne de ism-i dilberin alevi. Yatağım, ağlarken hiç görmediğim babamın gözyaşlarıyla sırılsıklam. Can yok, ruh yok, sen yoksun, ben buz gibiyim.
Uzaktan ince bir horoz sesi. Sabah olmuş. Ve ezanlar okunurken, ben gözbebeklerine gömülüyorum. İnnâ lillâhi ve inna ileyhi râci’ûn. Bir feryâd [...]


ZANN
Büyüyordum.
Seni sevdikçe,
Her gözüme değişinde,
Her gözüme değişindeki mutluluğu hissetmemle,
Her mutlulukta seni görebilmemle,
Her gördüğümde dünyaya yeniden gelmemle,
Bir gamzelik rüzgar esintisiyle,
Denizin mavisiyle,
Kuşların cıvıltısıyla,
Güllerin kokusuyla,
Gözlerimin yaşıyla,
Aşkın sarhoşluğuyla,
Seni seviyordum.
Evet, evet.
Galiba büyüyordum.
GERÇEK
Zannetmişim.
Sevdamın büyüklüğünü bir an sende görmüşüm.
Bir an içim içime sığmamış.
bir an için dünyalar benim olmuş.
Canıma can, ruhuma eş gelmiş.
Bir an için.
Sonra sen gelmişsin.
Yangına bir körük de sen fırlatıp,
arkana bakmadan gitmişsin.
Geride [...]


Gece. Saat sıfır bir elli. Karanlık.
Süzülen sadece incecik bir ay ışığı.
Ayağa kalktığım gibi önümde birkaç silüet beliriyor.
Sarıyorlar etrafımı.
Ellerinde keskin bıçaklar.
Bilenen dişlerin parlaklığı.
Sürekli alevlenen gözlerindeki ateşler.
Kısa bir sessizlik.
Ardından hunharca saplayışlar.
Kısa bir sessizlik daha.
Ben şaşkın, onlar şaşkın.
Bana değil, sevdama sapladıklarını farkettiklerinde,
ben de ortadan kaybolduklarını farkediyorum.
Geriye kalan;
kanlı bir bıçak,
bir de içi boşalmış ben.


Sanrı

14May07

Çalmıyor telefon.
İnadına susuyor susmayan sevdaya karşı.
Ve bir kerecik olsun onun için aldırtmıyor kendini.
Ben de susuyorum.
İçimdeki paslanmışlığa son defa fısıldıyorum:
-Bir sanrı mıydı bu, bir sanrı mıydı hayat?
Ve çat.
Bir tarafa ab-ı aşk akan yüreğim, diğer tarafa putlaşmış sevdam düşüyor.
Bölünüyorum.


Serap

18Apr07

Belki de senin için son defa elime kalemimi alıyorum. Ve son defa senin gözlerinde diriliyorum…
Belki ‘bir ümit’ diye kendimi avutuyorum. Ve belki de gözlerimi kapatıp ebediyetine göçüyorum…
Seni seviyorum.
Hem de ’sen’ gerçeğinin, hayalimdeki güzelin birebir yansıması olduğunu bile bile.
Ve farkındayım ’sen’in benim dünyamda yerimin olmadığının…
* * *
İnsan işte… Hayatındaki ‘imkânsız’a ulaşmak için yaşayan tür.
O’na ulaşamayacağını bilerek [...]


Türkiye çok önemli bir dizisini toprağa gömdü 15 Şubat günü. Bilinçli(!) birey ve kuruluşlar tarafından açılan davalar neticesinde Kurtlar Vadisi’nin yayın hayatına son verildi. Başımız sağolsun…
Başımız sağolsun, çünkü gerçekten de bu olay, ne hâle geldiğimizin apaçık bir kanıtıdır. Nelere tepki verip, nelere tepki göstermememiz gerektiğini hâlâ kavrayamadığımızı anlatıyor bu tablo bizlere. Şu anda bu [...]


Başlık dikkatinizi çekti değil mi? Ve bu çekilen dikkat, içinizden (belki de dışınızdan) “O Ha!” dedirtti sizlere. Belki de sövmek bile geldi. Ancak; bilinçli okuyucular ve gündemi takip edenler bilirler bu ağıza alınmayacak hakaretin benden çıkmadığını.
Büyük bir tartışma başlattı bu hakaret. Ayaklanmalar, cevap [...]


Bu hikâye küçük Selma’nın hikâyesi… Selma, Filistinli bir aileden dördüncü çocuk olarak dünyaya gelmiş bir kız. Yedi sekiz yaşlarında gösteriyor. Ama Filistinli olmanın getirdiği acılardan olacak ki, söyledikleri hayli büyük gösteriyor kendini. O, yaşıtları gibi arkadaşlarıyla oynayamıyor, ailesiyle beraber sahile pikniğe gidemiyor, evinde bir tas sıcak çorba içemiyor.
 
Peki neden mi?
Arkadaşlarıyla oyun oynayamıyor; çünkü, oyun alanlarında [...]